Essay:

Essay details:

  • Subject area(s): Marketing
  • Price: Free download
  • Published on: 14th September 2019
  • File format: Text
  • Number of pages: 2

Text preview of this essay:

This page is a preview - download the full version of this essay above.

Proje Taslağı

Proje Konusu: Online Satış Platformlarının Mikro Pazarlama Çevresine Etkisi

1. Giriş

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte internetin dağıtımı kolaylaşmış, geniş kitlelere ulaşımı yaygınlaşmıştır. Örneğin Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerini incelediğimizde, Türkiye'de internet kullanım oranı son on senede iki katına çıkmıştır. [1] Araştırmalar dünya genelinde de benzer bir tablo olduğunu göstermektedir.

İnternetin bu şekilde yaygınlaşması insan hayatını birçok alanda değiştirmiştir. Bunun yansımalarından biri de alışveriş üzerinde olmuştur. Ticaretin tüm paydaşları alışveriş alışkanlıklarını internet çağına uygun şekilde adapte etmişlerdir. Hiç şüphesiz pazarlama disiplini de bu adaptasyona uyum sağlayan değişiklikler göstermiştir. Bu çalışmanın amacı, internet tabanlı satış platformlarının pazarlamanın mikro çevresine olan etkilerini incelemektir.

2. Pazarlamanın Tanımı ve Pazarlama Çevreleri

İnternet iletişiminin yaygınlaşması ile birlikte tüketenler ve üretilenler arasındaki mesafeler kısalmaya başlamıştır. Tüketici ürün ya da hizmet ile ilgili bilgilere istediği zaman kolay yolla ulaşabilmekte, incelemesini rahatlıkla yapabilmekte, satın alma işlemini hızlıca tamamlayabilmektedir. Bu durum tüketiciyi isteklerinin karşılanması konusunda daha avantajlı kılmakta ve tüketici satın alacağı varlıkta bir değer faydası aramaktadır. Bu değer kavramı pazarlama literatürüne de yansımıştır. American Marketing Association, Pazarlama'yı şu şekilde tanımlamıştır: “Pazarlama alıcılar, tüketiciler, paydaşlar ve geniş boyutuyla toplum için değer ifade eden ürünlerin geliştirilmesi, dağıtımı, mübadelesi ve ilgili gruplarla iletişim kurulmasını sağlayan bir dizi işlemler ve kuruluşlardan oluşan bir faaliyettir.” [2] Bu tanımda toplum kavramı ilk kez pazarlama tanımı içerisinde yer almıştır. Toplumun pazarlama üzerindeki etkisi ya da pazarlamanın toplum üzerindeki etkisi ise literatürde pazarlama çevreleri kapsamında değerlendirilmektedir. Pazarlama çevreleri ise genel olarak makro ve mikro olmak üzere iki ayrı kapsamda değerlendirilmektedir.

2.1. Pazarlamanın Makro Çevresi

Makro çevre, işletmelerin denetimi altında olmayıp, işletme faaliyetlerini üst seviyede etki altına alabilen unsurlardan oluşmaktadır. Bu unsurlar, gelecekteki tehdit ve fırsatların öngörülmesinde belirleyici ögeler olarak ön plana çıkmaktadırlar. Bu sebeple işletmeler tarafından büyük bir dikkat ve süreklilik içerisinde gözlem altında tutulmalıdırlar. [3] Demografik yapı, ekonomik koşullar, sosyo-kültürel dinamikler, politik unsurlar ve yasal çerçeveler ile teknolojik gelişmeler; pazarlamanın makro çevresini oluşturan beş ana etmen olarak incelenmektedir.

2.1.1. Demografik Çevre

Pazarlamayı etkileyen en önemli unsurlardan biri demografik yapıdır. Toplam nüfus büyüklüğü nicelik bakımından pazarlamanın sınırlarını çizerken, nüfusun niteliği pazarlamanın bu sınırlar içerisinde nasıl konumlanması gerektiğini belirler. Nüfusun yaş, cinsiyet, coğrafi bölge, kırsal ve kentsel yerleşim gibi kriterlere göre dağılımının yanı sıra; aile yapısı, eğitim durumu ve istihdam durumu gibi ögeler de demografik yapıyı tamamlayan önemli unsurlardandır. Nüfusun toplam miktarı, tüketilecek toplam mal ve hizmet sayılarının belirlenmesi, ortaya çıkan rakamların pazarlama açısından yeterli sayıda olup olmadığı, eğer yeterli sayıda ise tüketilecek toplam mal ve hizmet hacimlerine göre uygulanacak pazarlama planlarının yapılması bakımından önemlidir. [4] Örneğin işletmeler nüfusun kırsal ve kentsel dağılımına göre farklı müşteri kitlelerine farklı tarzda ürün ve hizmet sunabilmektedirler. Demografik yapının incelenmesi ile birlikte jenerasyon farklılıkları da gözlemlenmektedir. Jenerasyon farklılıklarının öğrenilip içselleştirilmesi, hem iş gücü potansiyelinin yönetilme tarzını, hem de pazarlama faaliyetlerinin hedef kitlelerinin davranış modellerinin belirlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Bunalım Kuşağı, İkinci Dünya Savaşı Kuşağı, Savaş Sonrası Kuşak, Baby Boomers Kuşağı, Jones Kuşağı, X Kuşağı, Y Kuşağı ve son olarak Z Kuşağı benzer davranış modelleri gösteren jenerasyonlardır.

Bunalım Kuşağı: Bir sonraki nesli rahat ettirmek için onlara güzel bir gelecek bırakma zorunluluğu hisseden jenerasyondur. 1912-1921 doğumlu kişiler olarak literatürde yer almaktadır. Zevkten daha çok iş odaklı bir anlayışa sahiptirler.

İkinci Dünya Savaşı Kuşağı: Bu kuşak üyeleri ortak amaç olarak eksen güçlerinden savunmayı paylaşmışlardır. 1922-1927 yılları arası doğumlu bu insanların oluşturduğu topluluk 1940-1945 yıllarına kadar sürmüştür. Bu grup arasında ortak olarak kabul edilen erteleme duygusu diğer kuşaklardaki “ben” duygusuna zıtlık oluşturmaktadır [5]

Savaş Sonrası Kuşak: İkinci Dünya Savaşı'nın bitişi itibariyle yükselen ekonomik trendde Amerikalıların iş ve eğitim olanaklarını güçlü seviyede kullanan jenerasyondur. 1928-1945 arası doğumlular olarak literatürde yer almaktadırlar. Güvenlik, rahatlık ve benzerlik, toplumsal yaşama modellerini oluşturan üç niteliktir.

“Baby Boomers” Kuşağı: Rahat ekonomik koşullar vesilesi ile gelecekle ile ilgili iyimser bakış açısına sahiptirler. 1946-1954 doğumlu olarak literatürde yer bulurlar.

Jones Kuşağı: Baby Boomers jenerasyonuna göre mevcut idri yönetime karşı daha kötümser bir bakış açısı kazanmışlardır. 1955-1965 doğumlular olarak literatürde yer almaktadırlar.

X Kuşağı: Şüpheci ve baskıcıdırlar. 1966-1976 doğumludurlar.

Y Kuşağı: Pazarlama ve satış alanlarına ilgili, yaratıcı, teknolojik gelişmelere adapte olmakta sorun yaşamayan, 1977-1994 arası tarihlerde doğmuş jenerasyondur. Online satış platformlarının yüksek seviyede hitap ettiği kesimdir.

Z Kuşağı: 1995 sonrası doğumludurlar. Özgürlük, yaratıcılık, esneklik ve teknoloji içerisinde yetişmişlerdir. Teknoloji ile çok yüksek seviyede haşır neşir olmaları farklı avantaj ve dezavantajlar da yaratmıştır. Çocukluklarından itibaren fiziki oyunların yerini dijital ortamda sanal oyunlar almaya başlamıştır. Kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetleri en çok kullanacak olan jenerasyonlardır. Online satış platformlarının yüksek seviyede takipçisidirler. Teknoloji ile ilgileri ilerleyen dönemlerde sadece internet ve online ortamlarla sınırlı kalmayacak olup, yapay zeka teknolojileri ve robot sistemlerini tasarlayacak olan nesillerdir.

2.1.2. Ekonomik Çevre

Ekonomik yapı, pazarlamanın makro çevresini oluşturan bir diğer etmendir. İşletmeler canlanma, refah, gerileme, kriz dönemleri gibi ekonomik konjonktür devre özelliklerine göre pazarlama faaliyetlerini yönlendirmek durumundadırlar. [6] Ayrıca, ekonomik durumu belirleyen başlıca kriterler arasında para ve maliyet politikaları, enflasyon, milli gelir, üretim faktör maliyetleri, dış ödemeler bilançosu da yer almaktadır. Tüm bu kriterler, ticaretin tüm paydaşlarını etkileyen en önemli makro unsurlardır. İşletmelerin ekonomik çevreyi tahlil etmeden karar alma mekanizmalarını çalıştırmaları mümkün değildir. Pazarlama faaliyetleri de bundan nasibini almaktadır. Örneğin, kriz durumunda işletmeler ürün ve hizmetlerini mali yönden daha düşük seviyelerde olmasını pazarlarken, canlanma döneminde ise daha kalite odaklı bir pazarlama anlayışı uygulanmaktadır. Yine ekonomik koşulların zorlu olduğu durumlarda tüketiciler gelirlerinin önemli bir kısmını gıda sektörüne ayırmaktadırlar.

2.1.3. Sosyo-Kültürel Çevre

Kültürel çevre insanların değer yargılarını, toplum içerisindeki yaşayış biçimlerini, davranış kalıplarını, olaylara bakış açılarını belirleyen unsurdur. İnsan yaşadığı toplumun etkisine göre hayat tarzını ve alışkanlıklarını şekillendirir. kültür, bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi unsurlardan meydana gelen, toplumun üyesi fertlerin çoğunda ortaklaşa varolan her çeşit bilgiyi, değer ölçülerini, genel tavır ve davranış tarzları ile düşünce ve eğilimlerini kapsayan, böylece onu diğer toplumlardan ayırt etmemizi sağlayan, ulus niteliğini kazandıran ve nihayet mevcut eğitim ve öğretim sistemi sayesinde gelecek nesillere aktarılan sosyal bir sistemdir. (YÜKSELEN, 2008: 134) [7] Kısaca kültür, bireylerin genel davranış kalıplarını ortaya koyan ve toplumsal davranış modellerine biçim veren bir etkendir. İşletmeler uzun dönem kararlarını sosyo kültürel çevre dinamiklerini göz önünde bulundurmadan vermemelidirler. Pazarlamanın ana etmeninin insan olması sebebi ile sosyo kültürel çevrenin pazarlama üzerindeki etkisi kaçınılmazdır. Özellikle pazarlama iletişiminde toplum değerlerine ters algılanabilecek söylemlerden uzak durulmalıdır. Aksi bir durumda günümüzde sosyal medyanın da etkisi ile işletmeler birden kendisine eleştiri oklarının geldiğini görebilmektedir. Bu durum günümüzde en çok uluslararası firmalarda tehlike arz etmektedir. Yabancı piyasalara girmek isteyen uluslararası şirketler yerel kültürel dinamiklere son derece özen göstermelidirler.

2.1.4. Politik ve Yasal Çevre

Politik ve yasal çevre pazarlamanın gidebileceği en üst sınırları belirleyen temel makro göstergedir. Siyasi düzenin yeterli seviyede benimsenmediği ve dolayısıyla siyasi istikrarın pek uzun soluklu olmadığı pazarlarda bu makro göstergelere daha fazla dikkat edilmelidir. Bu tip istikrarsız ortamların işletmeler için negatif algı oluşturduğu gözlemlenmektedir. [8] Öte yandan politik ve yasal çevredeki düzenlemeler işletmeler için potansiyel fırsat ve tehditleri de içerisinde barındırmaktadır. [9] Politik krizlerin baş gösterdiği bir ortamda özellikle uluslararası işletmeler boykot çağrılarını soğukkanlılıkla yönetmek durumundadırlar.

2.1.5. Teknolojik Çevre

Teknolojik çevre, yaratılan yeni bilgilerle, yeni ürünlerin ve pazarlama fırsatlarının meydana getirildiği, ürün ve süreçlerde gelişmelere yol açan faaliyetlerin oluşturulduğu bir platformdur. [10] Bu çalışmanın da ana konusunu oluşturan internet, günümüz dünyasındaki tüm dinamikleri köklü bir şekilde değiştirmeye başlayan ana teknolojik çevre etmenlerinin başında gelmektedir. İnternet, işletmelerin günlük ticari faaliyetlerini kolaylaştıran, düzenleyen ve bir arada tutar ana etmen haline gelmiştir. Ayrıca işletmeler farklı teknolojik gelişmeler sayesinde üretim maliyetlerini düşürerek, aynı zamanda yine bu teknolojik gelişmeler sayesinde yeni ürün gelişimlerini sağlayarak birbirinden farklı pazarlama stratejilerini aynı anda yaratmaya başlamışlardır.

2.2. Pazarlamanın Mikro Çevresi

Mikro çevresel faktörler, makro çevresel faktörlere göre etki altına alınma potansiyelleri daha yüksek olan, işletmenin üreteceği ürün ya da servisi doğrudan etkileyen, işletme ile daha yakın iletişim merkezinde bulunan etmenlerden oluşmaktadır. Makro çevresel faktörler üzerinde işletmenin bir etkisi bulunmazken, mikro çevresel faktörler ile işletme birebir iletişim içerisindedir. Pazarlama yöneticileri, müşteri memnuniyeti oluşturma adına değer yaratmak olarak adlandırılan görevlerini erine getirmek için birtakım ilişkiler kurmak mecburiyetindedirler. Bu ilişkiler pazarlamanın mikro çevresini oluşturmakta olup; işletmenin diğer fonksiyonları, tedarikçiler, aracılar, müşteriler ve rakipler olarak beş farklı kategoride incelenmektedir. (ARMSTRONG ve KOTLER, 2003: 119) [11]

2.2.1. Rakipler

İşletmeler, mevcut pazarlarındaki payını, müşteri sayısını ve kârlılıklarını artırmak için pazardaki diğer rakiplerle rekabet içerisinde bulunurlar. Müşteri gereksinimlerini rakiplerinden daha yüksek oranda karşılama mecburiyetiyle karşı karşıyadırlar. Ürünlerin fiyatlama, konumlandırma gibi temel pazarlama ögelerini rekabet analizi gerçekleştirmeden yapılması tercih edilen bir yöntem değildir. Başarılı bir pazarlama faaliyetinin sürdürülmesinin, rakiplerin faaliyetleri göz önünde bulundurulmadan sağlanamayacağı yadsınamaz bir gerçektir. İşletmeler, rakiplerine oranla mevcut pazar müşterilerinin ihtiyaçlarına daha fazla yanıt vermek zorundadırlar. Müşteriye verildiği hissettirilen veya algılatılan değerler, işletmelere ekstra bir rekabet avantajı vermektedir. Piyasaya giriş koşullarının nispeten daha kolay olduğu gözlenen sektörlerde, rekabet boyutlarının çok daha fazla üst seviyede olduğu gözlemlenmektedir. Bu tip pazarlarda bir işletmede ürünler talep açısından rekabet veya tamamlayıcı ilişkisi içerisinde olabilirler. Rekabet ilişkisi söz konusu ise birinin fiyatı yükseldiğinde diğerinin satışları artar. (KARAFAKİOĞLU, 2006: 53) [12] Günümüzde mevcut rekabet koşulları üç farklı durumda incelenmektedir: Tam rekabet, monopolcu rekabet ve oligopolcü rekabet.

Tam rekabet koşullarının yaşanmakta olduğu bir piyasa koşulunda işletmeler çok fazla sayıda alıcı ve satıcının serbest koşullarda alım satım yapabildiği gerçeğindedirler. Bu sebeple işletmelerin neredeyse tamamını kapsayacak kadar büyük çoğunluğa sahip olan kısmı piyasa koşullarında oluşturulan fiyatlarını kâbul ederek pazarlama stratejilerini uygulamak durumundadırlar.

Monopolcu rekabette ise birkaç farklı işletme, hedef kitlelerine göre farklı ürün ya da hizmet sunarlar. Tam rekabete göre daha hafif rekabet koşulları olsa da, müşteriler bu birkaç işletmeyi birbirinin tamamlayıcısı olan ikameler olarak algıladığı için rekabetin yine de üst seviyelerde olduğu belirtilmektedir.

Oligopolcü rekabette ise bir ürün ya da hizmet çok az sayıda işletme tarafından sunulabilmektedir. Benzer nitelikte ürünler çok az işletme tarafından sunulduğundan tüm Pazar dinamikleri ve koşulları bu işletmeler tarafından kontrol edilmektedir.

2.2.2. Tedarikçiler

İşletmenin üretimde kullandığı hammadde ve yardımcı malzemelerle diğer alımlarını gerçekleştirdiği satıcıların sektördeki konumu, büyüklüğü, güçlü olup olmaması, diğer rakiplerle ilişkileri ve işletmenin bu firmalarla olan sözleşmeleri gibi birçok husus pazarlama çabalarını etkiler. Yoğun rekabet koşullarında tedarik kanalının kontrol altına alınması önemli bir rekabet üstünlüğü sağlar. Artan rekabet koşullarında işletmeler, maliyetlerden tasarruf etmek veya hedefledikleri kalite performasını sağlamak için son yıllarda tedarik kaynakları ile ilişkilerine özel önlem vermeye başlamışlardır. [13] Pazarlama departmanı yöneticileri, uzun dönemli müşteri memnuniyetini zedeleyecek ve kısa dönemli satışları azaltacak kaynak kıtlığı ve gecikmeleri, iş çatışmaları ve başka olayların olasılığını izlemelidir. Ayrıca, temel girdi fiyatlarının artış ve azalışı da yüksek seviyede kontrol altında tutulmalıdır. Çünkü artan tedarik kaynağı fiyatları şirketlerin satış hacmini düşürecek fiyat yükseltmelerine gitmek zorunda kalacaklardır. (ARMSTRONG ve KOTLER, 2003: 119) Tedarikçilerin pazarlama üzerinde bu denli bir etkiye sahip olması, tedarikçiler ile ilişkilerin ve uygun tedarik yöntemlerinin geliştirilmesinde rol oynamıştır. Lojistik yöntemi ile günümüzde uygulanan tedarik yöntemlerinin maliyetleri optimize edilmeye çalışılmaktadır. Lojistik, hammadde, yarı mamul ve mamullerin, üretim noktasının başından tüketim noktasına kadar, etkin bir şekilde akışını planlama, uygulama ve kontrol etmek amacıyla, iki veya daha çok faaliyetin bütünleştirilmesini ifade eden bir terimdir. (TEK ve ÖZGÜL, 2007: 527) Kısacası lojistik, tedarik zinciri içerisinde hammaddeden son ürünün alıcıya ulaştırılmasına kadar geçen sürçlerdeki hareketlerdir. Online satış platformlarının yarattığı yüksek rekabetteki maliyet avantajını elde tutmak isteyen işletmeler, tedarikçilere büyük önem vermek durumundadırlar.

2.2.3. Pazarlama Aracıları

İşletmeler ürünlerini son alıcı olan müşterilerine ulaştırmak için birçok aracı organizasyon kullanmak durumunda kalabilirler. Bunlar fiziksel dağıtım kanalları olabileceği gibi dijital ajanslar, finansal kurumlar, müşteriye satışı gerçekleştiren komisyoncular da olabilmektedir. Komisyoncular, işletmelerin müşteri bulmalarına yardımcı olan veya işletmelerin müşterilerine satışlarını gerçekleştiren ticarî işletmelerdir. Pazarlama aracıları ise işletmelerin pazarlama faaliyetlerinde, bilhassa tutundurma işlemlerinde, işletmeye destek sağlayan reklam ve dijital ajanslar, kamuoyu araştırması yapan firmalar ve danışmanlık firmalarıdır. Ayrıca ürünlerin alışverişinde ya da pazarlama yatırımlarında kullanılacak maddi kaynakların finansmanından sorumlu olan bankalar, bu finansmanın risklerini dağıtmaya yardımcı olan sigorta veya kredi şirketleri gibi işletmeler de pazarlamaya destek olan finansal aracılardır.

2.2.4. Müşteriler

Müşteriler, mikro pazarlama çevresinin en temel unsurlarından biridir.

İşletmelerin varoluş amacı belirli bir gereksinim ve isteklere sahip tüketicilere ürettikleri mal veya hizmet sunarak karşılığında belirli bir fiyat talep etmesi ve bu eylemi daha fazla tüketiciyle devamlı olarak sağlamasıyla kâr elde etmektir. İşletmeler müşterilerin değişen taleplerini daha önceden öngörebilmek adına uygun veri toplama sistemlerini geliştirmelidir. Bu da işletmelerin müşterileri ile daimi bir ilişki içerisinde olması gerektiğini göstermektedir. İşletmeler müşterileri ile öyle bir ilişki içerisinde olmalılar ki, müşteri ihtiyaçlarını önceden öngörerek işletme faaliyetlerine devam etmelidirler. (PALMER ve HARTLEY, 2006: 12) [14]

2.2.5. İşletme

İşletmeler, pazarlama departmanı ile diğer departmanlar arasında organik bir ilişki içerisindedir. Üst yönetim, mali yapı, üretim, araştırma ve geliştirme, insan kaynakları gibi diğer departmanlar günümüzde pazarlama departmanı ile daha yoğun bir ilişki içerisindedir. Özellikle online satış platformlarının varlığı, tüm departmanları müşteri ve pazarlama üzerinde odaklamaya itmiştir. Günümüzde müşteri tüm isteklerini büyük bir esneklikle, geleneksel alışveriş kısıtlarından bağımsız olarak temin edebilmektedir. Müşteriler online satış platformları vesilesi ile istedikleri saatte, istedikleri yerde, istedikleri teslimat adresine sipariş verebilmektedirler. Bu durum işletmelerin tüm birimlerini bu esnekliğe adapte etmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Konu ile ilgili olarak üretim departmanından bir örnek verilebilir. Pazarlama faaliyetlerinin en fazla birebir ilişkide olduğu departmanlardan biri de üretim departmanıdır. Üretilmesi düşünülen ürün ya da hizmetlerin niteliği, tasarımı, miktarı, dağıtım şekli ve satış kanalları, pazarlama departmanı ile koordineli bir şekilde belirlenmektedir. Özellikle online satış platformlarının etkisi ile müşteri taleplerindeki esneklik ve spesifiklik, toplu seri üretimden kişiselleştirilmiş hedef kitleye yönelik üretim tipine geçilmeye başlanmasına sebep olmuştur. Bu durum üretim departmanı ile pazarlama departmanı arasındaki ilişkinin daha da güçlenmesi ihtiyacına sebep olmuştur. İşletmeler müşterileri daha yakından tanıyıp, daha yakından takip edebilmelidir. Ayrıca işletmeler iş gücü ihtiyacını da müşterilerin tanınması, analizi, segmentasyonu ve uygun kitlelere farklılaştırılmış yaratıcı ürün ve hizmet sunumuna yönelik olarak çevirmiştir.

Ek olarak, online satış platformlarının etkisi ile hedef müşteri kitlelerine özelleştirilmiş ürün ya da hizmetler sunma ihtiyacı, pazarlama departmanı ile Araştırma ve Geliştirme departmanları arasındaki ilişkiyi de kuvvetlendirmiştir. Küreselleşen dünyadaki tüketici taleplerinin hızına adapte olmak durumunda kalan Pazarlama departmanı eylemlerini yenilikçilik üzerine kurmaya başlamıştır. Müşteri isteklerine yüksek oranda cevap verme zorunluluğu bu iki departman arasındaki kuvvetli ilişkiden faydalanarak sonuca gidebilmektedir.

İnsan Kaynakları departmanı, günümüz işletmelerinin iş gücü ihtiyacını tüm yönlerden karşılamak üzerine bir misyon edinmiştir. Online satış platformları yüksek seviyede iş gücü ihtiyacını da etkilemiştir. Özellikle pazarlama departmanındaki iş gücü ihtiyacı, daha fazla veri ve analize dayalı olmanın yanı sıra, daha yaratıcı ve yenilikçi iş gücü niteliğine de cevap vermek durumunda kalmıştır. Şüphesiz ki bu durum pazarlama departmanlarında işe alım için kullanılan iş ilanı metinlerinin içeriklerine de yansımıştır. Çalışmanın bundan sonraki aşamalarında online satış platformalarının ortaya çıkmasıyla pazarlama departmanındaki iş gücü ihtiyacının karşılanma yöntemi ve iş gücü niteliğinin değişen yönü ele alınmaktadır.

3. Online Satış Platformlarının Pazarlama Departmanı İhtiyaçlarına Etkisi

Günümüzde online satış platformanlarının etkinliğinin artması ile işletmelerin pazarlama departmanı için ihtiyaç duyduğu nitelikler ve bu nitelikleri yakalamanın yöntemleri de değişime uğramıştır. Müşteri verilerinin yaş, lokasyon, cinsiyet gibi bilgilerinin yan sıra internet trafiği gibi bilgilerin de kayıt altına tutulması büyük veri kavramını ortaya çıkarmış ve bu verinin işlenip, analiz edilmesi gerekliliği pazarlama departmanını da değişime uğratmıştır. Yüksek nitelikteki pazarlama iş gücü bulma ihtiyacı, işletmeleri tüm ülke genelinde yetenek arayışına yöneltmiştir. Özellikle küçük işletmeler gözlemlendiğinde iş gücü gereksinimi eş dost tavsiyesi, lokasyon olarak yakın çevredeki yüksek öğrenim kurumları mezunları gibi son derece kısıtlı çevrelerden sağlanıyordu. Daha önceden belirli çerçevelerde kısıtlanan iş gücü ihtiyacı, artık kısıt tanımaksızın tüm ülkenin yetenek havuzundan faydalanmayı gerektirmiştir. Bu gerekliliğe çözüm üreten ülkemizin en büyük online iş arama ve bulma platformu olan Kariyer.net internet sitesinde Pazarlama departmanı için çıkan iş ilanı adetlerinin 2006'dan günümüze değişimi aşağıdaki grafiktedir.

Bu grafiğe göre özellikle 2010 senesine kadar Pazarlama departmanı için iş gücü arayışının neredeyse logaritmik seviyelerde arttığı söylenebilir. Bunun sebebi de belirttiğim gibi kısıtlı iş arama çerçevelerinin günümüz online dünyasının değişen pazarlama dinamiklerini karşılamada yetersiz kalmasıdır. Sonuç olarak işletmelerde pazarlama departmanı için iş gücü ihtiyacını karşılama yöntemi online platformlara evrilmiştir.

Online satış platformları iş gücü ihtiyacının sadece yöntemini değil, yönünü de değiştirmiştir. Müşterilerin bıraktıkları izler, onların alışveriş alışkanlıklarının çözümlenmesini sağlamıştır. Bu izlerin benzer müşteri profili kümelerinde modellenmesiyle her müşteri segmentine yönelik kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetler tasarlanmaya başlamıştır. Temel olarak pazarlama departmanında büyük verinin analizi ve modellenmesi için analitik nitelikler, analiz sonucu ortaya çıkan ihtiyaçların özelleştirilmiş müşteri kümelerine sunulması için yaratıcı nitelikler ön plana çıkmıştır.  Aynı zamanda bütün bu iş yoğunluğu pazarlama ile farklı departmanlar arasındaki iletişimi sıklaştırmıştır. Farklı departmanlar ile yürütülen projelerin planlanması da pazarlamanın iş gücü niteliğini değiştiren bir başka etmen olmuştur. Pazarlama departmanlarının iş gücü ihtiyacı değişimlerinin incelenmesi adına 2006 senesinden bu yana Kariyer.net online iş arama sitesinin Pazarlama departmanı iş ilanlarında kullanılan metin içerikleri incelenerek içerik analizi yapılmıştır. İçerik analizi sonucunda işletmelerin pazarlama departmanında işe alım için hangi nitelikleri göz önünde bulundurdukları, iş gücü talebinin hangi yönlere doğru nasıl değiştiği açıklanmıştır.

Aşağıda Rapor, Analiz, Veri ve Analitik kelimelerinin pazarlama departmanları iş ilanları içerisinde geçme frekansları verilmiştir. Bu kelimeleri içeren ilanların oranı tüm ilanlar içerisinde 12 senede yaklaşık iki katına çıkmıştır. Online satış platformlarının tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarını internet ortamına taşıması sebebi ile satın alım yapan müşterilerin demografik bilgileri ve internet ortamında bıraktığı izler büyük bir data oluşturmaktadır. Bu datanın analiz edilerek anlamlı bir veri oluşturması Pazarlama departmanlarının iş gücü ihtiyacını analitik yönlere çevirmiştir.

Pazarlama departmanının iş gücü ihtiyacı sadece veri analizi yönüne kaymamıştır. Analiz edilen verilerin belirli segmentlerde modellenerek trendler incele müşteri ilişkileri yönetimi gibi spesifik ihtiyaçlar da türemiştir. Aşağıda Segment, CRM, Trend ve Model kelimelerinin iş ilanlarında kullanılma frekansı grafikleri verilmiştir. Buradaki düzenli artışlar müşteriye sunulan ürün ve hizmetlerin belirlenmesinde kullanılan son analitik aşama olarak göze çarpmaktadır.

Öte yandan bu veri, segmentasyon, trend, modelleme ve CRM kavramları müşteriye sunulan son ürün veya hizmetin niteliklerinin belirlenmesinde bir altyapı unsuru olarak göze çarpmaktadır. Müşteriye sunulan son ürün veya hizmetin görünen kısmında da pazarlama departmanı nitelikli ürünler ile farklılaşma arayışı içerisine girmiştir. Bu durum iş ilanı içeriklerine de yansımış olup Yaratıcı ve Yenilik kelimeleri iş ilanlarında çok daha sıklıkla kullanılmaya başlanmıştır.

 

Pazarlama departmanları iş ilanları incelendiğinde bir diğer göze çarpan etmen, işletmelerin plan, proje ve stratejilerinin belirlenmesinde yukarıda verilen bilgiler doğrultusunda pazarlama departmanının daha çok etkili olduğudur. Pazarlama departmanı diğer departmanlar ile ilişkisini güçlendirmiş ve işletme plan, proje ve stratejisinin belirlenmesine farklı departmanlar ile birlikte yapılan takım çalışması ile daha fazla dâhil edilmiştir. Bu gereklilik iş gücü ihtiyacının belirlenmesinde de değişikliğe yol açmıştır. Takım, Strateji ve Plan kelimeleri bu bağlamda pazarlama departmanı iş ilanlarında daha sık kullanılmıştır.

4. Sonuç

Günümüzde internet ve teknolojinin gelişmişliği ve yaygınlığı çok üst seviyelere erişmiştir. Teknoloji ve internetin gelişmesi ve yaygınlaşması giderek artan bir eğilim göstermekte olup, işletmelerin bu duruma ayak uydurması yadsınamaz bir ihtiyaçtır. Online satış platformlarının giderek artacak ve yaygınlaşacak olması, işletmeler üzerinde pazarlama departmanları özelinde farklı ihtiyaçlar yaratacaktır. Müşterilerin bu kadar esnek, kolay, rahat ve bilgilerini yayarak alışveriş alışkanlığı kazanması, müşteri taleplerini de kişiselleştirilmiş ürün ve hizmet yönünde farklılaştırmaktadır. Bu talebi karşılamada pazarlama departmanları üst seviyede rol oynamaktadır. Bu sebeple pazarlama departmanlarının iş gücü ihtiyacı da müşteri taleplerini içselleştirmeye ve kişiselleştirilmiş müşteri taleplerine cevap vermeye yönelik olarak değişmiştir. Çalışmada online iş arama platformu Kariyer.net'in pazarlama departmanları için yayınlanan iş ilanları, içerik analizi metodolojisi yöntemiyle analiz edilerek pazarlama departmanının ihtiyaç duyduğu nitelikler araştırılmıştır. İşletmelerin pazarlama departmanları için iş gücü ihtiyacının online satış platformlarının etksiyle müşteri verilerinin analizi, analiz edilen verilerin işletme paydaşlarıyla işletme stratejisine etki etmesi ve son ürünün yaratıcılık kabiliyeti gerektirmesi niteliklerine yönlendiği tespit edilmiştir.

5. Kaynakça

[1] TÜİK, Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması, Hanelerde Bilişim Teknolojileri Kullanımı Araştırması http://www.tuik.gov.tr/UstMenu.do?metod=temelist

[2] https://www.ama.org/AboutAMA/Pages/Definition-of-Marketing.aspx

[3] Kotler P., Armstrong G., (1991) Principles of Marketing, Prentice Hall International

Inc., USA.

[4] Göktaş, İ. (2011) Mikro ve Makro Pazarlama Çevresi, s.32

[5] http://socialmarketing.org/archives/generations-xy-z-and-the-others/

[6] Ülgen Hayri ve Mirze S. Kadri, İşletmelerde Stratejik Yönetim s.84, İstanbul: Literatür

Yayıncılık, 2004

[7] Yükselen C. (2008) Pazarlama-İlkeler-Yönetim-Örnek Olaylar, Detay Yayıncılık

[8] Cemalcılar İ., (1999) Pazarlama; Kavramlar-Kararlar s.26, Beta Basım Yayım Dağıtım,

İstanbul.

[9] Terpstra V., Sarathy R., (1994) International Marketing s.139, Dryden Press, Fort Worth.

[10] Akgün A.A. (2007) Makro Çevre Fakörleri, s.22

[11] Kotler P., Armstrong G., (2003), Principles of Marketing s.119, Prentice Hall International

Inc., USA.

[12] Karafakioğlu, M. (2006) , Pazarlama İlkeleri, Literatür Yayınları, İstanbul.

[13] Göktaş, İ. (2011) Mikro ve Makro Pazarlama Çevresi, s.28

[14] Palmer A. Hartley B. (2006), The Business Environment, McGraw-Hill Education,

...(download the rest of the essay above)

About this essay:

This essay was submitted to us by a student in order to help you with your studies.

If you use part of this page in your own work, you need to provide a citation, as follows:

Essay Sauce, . Available from:< https://www.essaysauce.com/essays/marketing/2018-4-23-1524490275.php > [Accessed 14.10.19].