Ensest
Ensestin tanımını yapacak olursak, ensest aile içinde cinsel istismar olup aile bağlarından biriyle cinsel ilişkiye girmesidir. Ancak günümüzde parçalanmış ailelerde görüldüğü için bu kavram biraz da genişletilmektedir. Amerikan Sağlık, Eğitim ve Koruma Bölümü 1980 yılında ensesti anne- baba figürü ve gücüne sahip olarak çocuğu cinsel olarak istismar etme şekilinde tanımlamıştır (Öztürk, Güzelhan, & Ortaköylü, 2000; Telkenaroğlu, 2011) Ensest faili kişilerin geçmişinde de bu durumdan maruz kaldığı bildirilmiştir (Orak, 2015)
Gaziosmanpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Bölümün’de yapılan ensest çalışmasında örneklemde yaşları 4 ila 40 arasında değişen 43 ensest olgusu (36 kadın ve 7 erkek) vardı. Kurbanların üçte ikisi 18 yaşın altındaydı ve tüm suçlular erkektir. Baba-kız ensest (% 34.9) en sık görülen ensest tipiydi ve bunu kardeş ensesti (% 14) izlemektedir. Suçluların% 75’i aile üyeleri ve akrabalarıyla akraba evliliği yaparken% 25’i akraba evliliği yapmadılar fakat mağdurlarına sadık ve yakın akrabalar olmuşlardır (Yildirim et al., 2014).
Enseste Biyolojik Olarak Bakış:
Ensest ilişkide biyolojik faktörde rol oynamaktadır. Evrimsel süreçte ensest ilişkiden kaçınmak için geliştirilmiş engeller vardır. Bunun için akla gelen ilk hipotez Westermarck etkisidir. Bu etkiye göre insanların evrimsel süreçten gelen akrabalık mekanizması olduğunu öne sürülmektedir ve buna göre çocukluk döneminde birbirlerine maruz bırakılan kişiler birbirleriyle cinsel ilişkiye girmek istemeyecektir (Fessler & Navarrete, 2004). Böyle bir durumda kardeşler arasında ensestin önlenmesinde çocukluğun ilk yıllarındaki devam eden yakınlık iğrenmeye ve istenmeyen bir durum olan cinsel ilgi üzerindeki önleyici bir etkisinin gelişmekte olduğunu öne sürerler. (Bevc & Silverman, 2000; Esen Ertur, 2011)
Westermark teorisi 3 öğeyle iddialara ayrılmaktadır;
1- Erken çocukluk döneminde birlikte yetişenler arasında cinsel iğrenme gelişme eğilimindedir.
2- Bu nefret ve tiksinme, evrimsel bir uyarlamdır
3- Küstahlık, ensest yasağına neden olur (kendini ifade eder).
Bill Durham’a göre bu iddialar faydalı bulunmakta ve bu iddiaların cinsel isteksizlik hakkında bir takım ifadeler öne sürülmektedir;
1- Uyarlama hipoteziyle cinsel kaçınmanın var olduğunu söylemekte
2- Adaptasyon (Uyum) hipoteziyle cinsel isteksizliğin nedeninin doğal seleksiyon olduğunu öne sürmekte
3- İfade hipotezi, cinsel tiksinti etkisinin ensestin sosyal bir tabu olduğunu söylemektedir (Sesardic).
Westermarck hipotezi aynı zamanda kalıtsal mekanizmanın birlikte yetiştirilen bireylerde cinsel ilgisizlik yarattığını öne sürmektedir. Fakat yapılan çalışmalarda böyle bir gen olduğundan bahsedemeyebiliriz (Leavitt, 2013) denilse de ensest ilişkide bir diğer biyolojik faktör ise MHC (Majör histokompatibilite kompleks) geni yani koku genidir. Bu gen insanlarda 6. kromozomda ve HLA (İnsan Lökosit Antijeni (Human Leukocyte Antigen) olarak bulunmaktadır (Koyama, 2016). Bu gen ile yapılan çalışmalar genellikle fareler üzerinde yapılmakta olup fareler laboratuarda bırakıldığında hep farklı MHC tipine sahip olan farelerle eşleşmişlerdir (Potts & Wakeland, 1993). İnsanlar üzerinde yapılan bir çalışmada Bern Üniversitesinde yapılmış bu deneyde kız ve erkeklerin MHC ölçümleri yapılıp daha sonra erkeklere pamuklu ter emici T-Shirt verilmiş ondan sonra kızlar laboratuara alınarak kızlara erkeklerin T-shirt ü verilmiş ve vücut kokusu seçmelerini istemişlerdir. Deneyin sonucunda kızlar kendi kokularına benzemeyen erkekleri daha cazip görmekte kendi kokularına benzeyen erkeklerden tiksinti duymuşlardır (Eagleman, 2013)
Westermarck Etkisi olarak bilinen biyolojik ensestten kaçınma mekanizmasından farklı olarak sosyolojik bir ensest tabusunu ortaya koymaktadır. Bu, ensest mevzuatının, Genetik cinsel cazibe olarak bilinen olgu tarafından üretilen doğal dürtüleri bastıran doğal bir yasal müdahale olarak işlev görebileceğini önerilmektedir. Genetik cinsel cazibe (GCC) (Genetik Sexual Attraction “GSA”), ensest kanunlarına karşı doğal olduğunu önermektedir. GCC, çocukken ayrıldıktan sonra bir araya gelen kan akrabaları tarafından güçlü çekiciliğe işaret etmektedir . Şimdiye kadar sadece bilimsel bir dikkat çeken fenomen olan isim, 1980’lerin sonlarında akrabaları ile yeniden bir araya gelen evlat edinilenler için bir destek grubunun kurucusu Barbara Gonyo tarafından ortaya atılan (Zhou, 2016) GSA, bazı insanların evlat edinen bir kişi ile ailesinin yakın bir üyesi arasındaki temas sonrasında yaşadığı fiziksel ve duygusal duyguları tanımlamak için kullanılır. Genellikle (evlatlık edinme durumlarında) bu, doğan veya evlat edinilen çocuğun yaşamının çok erken döneminde ayrılan aileyi etkilemektedir. Olgu yanıltıcı olmakla birlikte bu fenomen genellikle gerçek cinsel temasa götürmez, ancak ensest ayrımı yapmak için kullanılmaktadır. (Council).
Göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus ise, ensest yasağının vajinal cinsel ilişki ve doğal olarak üreme gerçekleştiği , ama in vitro fertilizasyon (İVF) aracılığıyla çocukların üremesi söz konusu mümkün olmadığıdır. Ayrıca, davranışların akraba evliliğini önlemeye yol açabileceği çok yönlü yollarla birlikte, akraba evlililiğinin genetik sonuçları çok yönlüdür. Bunun için, akraba evlilikleri arasındaki genetik ilişkiyi açıklamak gerekir; evlilik sonrası biyolojik olarak ilişkili kişiler (akrabalar) arasındaki çiftleşmelerden kaynaklanan homozigot genotipler aracılığıyla resesif zararlı aleller dominantlaşmakta (Koops & Holl, 2015) bu da akraba evliliğinden olan çocukların genetik hastalığa yatkınlıklarını arttırmaktadır.
Langevin ve arkadaşları tarafından yapılan bir başka çalışmada ise ensest faillerinin nöropsikolojik bozukluğunun olduğu varlığıdır. Bunun için 91 ensest fail ile çalışılmış ensest suçlularında yapılan testler kontrol grubu ile önemli farklar bulunmuştur. Ensest faillerinde yapılan BT tekniğinde %25 ve %30 anomalilikler görülmüştür. Bu anomaliliklerin temporal bölgede olduğu saptanmıştır (Langevin, Wortzman, Dickey, Wright, & Handy, 1988).
Ensest vakalarında failin kim olduğu ile yapılan bir çalışmada küretaj materyalinden DNA tespiti elde edilerek yapılmıştır. Genetiksel olarak iddia edilen babaların babalık testinin retti 31 olgudan 3’ünde görülmüştür. Toplam 20 STR lokusu babalığı ayırt edememiş ve bunun üzerine daha fazla STR lokusuyla çalışılarak sonunda ayırt edilmiştir. Babalık ensest vakalarını analiz edilirken, DNA profillemesinin zorluklarının farkında olmanın gerektiğini, ilk olarak karşılaştırılmış STR lokus sayısını arttırılmasını ve ikinci olarak alternatif genetik belirteçleri kullanmalarını önermektedirler (Emre et al., 2015) .
Bevc, I., & Silverman, I. (2000). Early separation and sibling incest: A test of the revised Westermarck theory. Evolution and Human Behavior, 21(3), 151-161.
Council, C. C. Genetic sexual attraction.
Eagleman, D. (2013). Incognito.
Emre, R., Canturk, K. M., Komur, I., Dogan, M., Demirel, H., & Baspınar, B. (2015). Evaluation of incest cases of Turkey in terms of DNA profiling difficulties. Journal of forensic and legal medicine, 36, 16-21.
Esen Ertur, N. Y. (2011). Erkek Meğdur Açısından Ensest. Adli Tıp Dergisi, 25, 199-214.
Fessler, D. M., & Navarrete, C. D. (2004). Third-party attitudes toward sibling incest: Evidence for Westermarck’s hypotheses. Evolution and Human Behavior, 25(5), 277-294.
Koops, T., & Holl, I. (2015). German Ethics Council. Incest Prohibition: Opinion: GEORG THIEME VERLAG KG RUDIGERSTR 14, D-70469 STUTTGART, GERMANY.
Koyama, S. (2016). Identification of Pheromones Primer Effects by Murine Pheromone Signaling (pp. 39-58): Springer.
Langevin, R., Wortzman, G., Dickey, R., Wright, P., & Handy, L. (1988). Neuropsychological impairment in incest offenders. Annals of Sex Research, 1(3), 401-415.
Leavitt, G. C. (2013). Tylor vs. Westermarck: Explaining the incest taboo. Sociology Mind, 3(01), 45.
Orak, O. S. (2015). ANNELERE VE ÇOCUKLARA UYGULANAN KORUYUCU TEMELLİ PSİKOSOSYAL GİRİŞİMLERİN ÇOCUKLARIN CİNSEL İSTİSMARDAN KORUNMA BİLGİ DÜZEYİNE ETKİSİ. (Doktors Tezi), Atatürk Üniversitesi, Erzurum.
Öztürk, M., Güzelhan, Y., & Ortaköylü, L. (2000). Ensest öyküsü olan adli olguların incelenmesi. Yeni Symposium, 38(1), 15-18.
Potts, W. K., & Wakeland, E. K. (1993). Evolution of MHC genetic diversity: a tale of incest, pestilence and sexual preference. Trends in Genetics, 9(12), 408-412.
Sesardic, N. From Genes to Incest Taboos.
Telkenaroğlu, M. R. (2011). Ensest ve İslam Hukukundaki İzdüşümü. Selçuk Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Dergisi, 31, 115-144.
Yildirim, A., Ozer, E., Bozkurt, H., Ozsoy, S., Enginyurt, O., Evcuman, D., . . . Kuyucu, Y. E. (2014). Evaluation of social and demographic characteristics of incest cases in a university hospital in Turkey. Medical science monitor: international medical journal of experimental and clinical research, 20, 693.
Zhou, Y. C. (2016). The Incest Horrible: Delimiting the Lawrence v. Texas Right to Sexual Autonomy.